Hollanda‘nın başkenti Amsterdam, Avrupa‘nın en çok yabancı ziyaretçi ağırlayan şehirlerinden. Bu kadar çok ziyaretçi ve bir o kadar da şehre âşık olan insanın sayısını görünce, bütün bu popülerlik nereden geliyor diye merak edebilirsiniz. Amsterdam’ı kırmızı ışık ve yeşil dumandan ibaret sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Amsterdam, Hollanda Krallığı’nın başkenti ve Avrupa’nın en popüler turistik şehirlerinden biri. Üniversiteleri, akademileri, araştırma enstitüleri, 40’tan fazla müzesi, sayısız tiyatrosu ve eğlence mekanlarıyla Amsterdam, ülkenin önde gelen kültürel merkezi olarak öne çıkıyor.

Amsterdam-Yapilacak-Seyler

Amsterdam Yapılacak Şeyler

1. Kraliyet Sarayı (The Royal Palace)

Amsterdam-Yapilacak-Seyler-Royal-Palace

Eski Belediye Sarayı olan Kraliyet Sarayı, kralın şehre geldiğinde kullandığı rezidans olarak hizmet veriyor. Kraliyet Sarayı’nın içerisi kabartmalar, süslemeler, mermer heykeller, frizler ve Rembrandt’ın öğrencileri olan Ferdinand Bol ile Govert Flinck tarafından yapılan tavan resimleri ile dekore edildiğinden görenleri kendine hayran bırakıyor. Sarayın en büyük ve en önemli odası olan Konsey Odası şatafatlı dekorasyonuyla Avrupa’nın devlete ait salonlarından en güzeli.

2. Rijksmuseum

Amsterdam’ın en popüler turistik yerlerinden biri olan, Rijksmuseum 1809 yılından bu yana ziyarete açık. Müzenin etkileyici koleksiyonunda yaklaşık 7 milyon sanat eseri bulunuyor. 5 binden fazla önemli resim bu devasa binanın 250 odasına serpilmiş durumda. Resimlerinin yanı sıra Rijksmuseum, 35 bin kitap ve el yazması içeren iyi donatılmış kütüphanesiyle oluğu kadar, Hollanda sanatı ile kültürünün gelişimini gösteren sayısız sergi eserleriyle de övünüyor.

3. Anne Frank Müzesi

Prinsengracht Üzerinde bulunan Anne Frank Müzesi dünyanın en ünlü Nazi soykırımı kurbanlarının fazla kısa sürmüş hayatlarına adandı. Frankfurt’tan göçmüş Yahudiler olarak Anne Frank’in ailesi İkinci Dünya Savaşı’nın büyük bir kısmında bu evde saklandı. 15 yaşındaki ölümünden sadece birkaç yıl sonrasında dünya çapında çok-satan bir kitaba dönüşen günlüğünü Anne Frank burada yazdı. Evin büyük kısmı Anne’in yaşadığı dönemdeki gibi korundu ve ev, tarihin trajik bir dönemine ait dokunaklı bir anıt olarak hizmet veriyor.

4. Van Gogh Müzesi

Amsterdam-Yapilacak-Seyler-Van-Gogh

İster trajik hayatından, isterse kayda değer yeteneğinden etkilenerek olsun, her yıl bir buçuk milyon civarında ziyaretçi muhteşem Van Gogh Müzesi’ne geliyor. Genel olarak dünyanın en önemli sanat galerisi olarak görülen ve büyük övgülerle 1973 yılında açılan müze, dünyanın en büyük Van Gogh resimleri koleksiyonuna sahip. Van Gogh’a ait 200’den fazla resim, 500 kadar çizim ve 700 mektup müzenin koleksiyonunda bulunuyor.

5. Rembrandt Müze Evi (Rembrandt House Museum)

Rembrandt, eşi Saskia ile beraber hayatının en mutlu ve başarılı yıllarını, şu anda Rembrandt Müze Evi olan, Jodenbreestraat üzerindeki evde geçirdi. Burada, yani Yahudi Mahallesi’nde İncil temalı modellerini buldu ve kanallar arasında yaptığı gezintilerde gördüğü manzaraları resmetti. 17. yüzyıl stili ile döşenmiş, sayısız gravür ve kişisel eşyalarının bulunduğu bu evde Rembrandt 20 yıl yaşadı. Müzede İngilizce rehber eşliğinde turlar yapılıyor.

6. Yahudi Tarihi Müzesi

Yahudi tarihi müzesi toplam 4 sinagogdan oluşuyor. Bu sinagoglardan en önemlisi 1670’de yapılan Grote Sinagogu olarak kabul ediliyor. Gümüş Tevrat kılıfları, Tevrat örtüleri, işlemeli Tevrat başlıkları ve askılarının yanı sıra, özellikle ilgi çeken, beyaz mermerden, Kutsal Tapınak (Holy Shrine) gibi ayin kubbeleri ile geniş dini eserler koleksiyonu ön plana çıkıyor. Müze ayrıca geniş bir kütüphaneye de sahip. Bunun yanında Üst Sinagog’da bir Kosher restoranı bulunmakta. Ayrıca türünün en eski örneği olan Ets Heim Kütüphanesi’ne sahip, 17. yüzyıl geç dönemine ait olan Portekiz Sinagogu ilgi çekici diğer bir tapınak. Bu etkileyici tarihe daha derinden bakmak isterseniz, tarihi Yahudi Mahallesi’ni de içine alan, müzeye özel İngilizce tura da katılabilirsiniz.

7. Amsterdam Kent Müzesi (Stedelijk Museum)

1895’de kurulan Amsterdam Kent Müzesi, Avrupa’nın en etkileyici modern sanat koleksiyonunu oluşturuyor. 19. ve 20. yüzyıl, Felemenk ve Fransız resimlerine odaklanarak, Van Doesburg, Mondrian ve Rietveld’e ait örneklerle De Stijl akımını; Rosenquist ve Warhol’un çalışmalarıyla Pop Art gibi çeşitli meşhur sanat akımlarını ön plana çıkartan müze, Chagall, Dubuffet, De Kooning ve Matisse gibi büyük ressamlara da yer veriyor. Heykel bahçesi Rodin, Moore, Renoir ve Visser’e ait örneklerle sahiptir. İngilizce rehber eşliğindeki turlar haricinde eğlenceli aile atölyeleri de bulunuyor.

8. Begijnhof

Amsterdam-Yapilacak-Seyler-Begijnhof

Begijnhof birçok turistin eğlenceden eğlenceye koşarken kolayca fark edemedikleri, şehir merkezinin nadir huzurlu mekânlarından biri. Ne yazık ki Amsterdam’ın bu eski ve çarpıcı köşesi gezilmek için pek tercih edilmiyor. Eski evlerin birçoğu kullanılıyor olsa da onları sarmalayan küçük ara sokaklar ve yollar halka açık. Bu yüzden keşfetmekten çekinmeyin. Amsterdam’ın 14. yüzyıldan bu yana ayakta kalan son kalan ahşap evi ve şehrin en eski evlerinin son derece bakımlı yeşil bahçeleri kesinlikle görmeye değer. Halen hizmet vermekte olan küçük şapelinde bölgenin eski sakinleri olan ve komün bir hayat yaşamış olan koyu Katolik kadınların mezarları görülebilirsiniz.

9. Eski Kilise

1306’da inşa edilen Eski Kilise kuzey Hollanda’nın ilk salon kilisesiydi ve bölgedeki diğer birçok kiliseye örnek oldu. 1500’lerin başlarında yanlarına eklenen şapeller gibi yüzyıllar boyunca sayısız ekler inşa edildi. Bu tarihi binayı keşfettikten sonra köprünün karşısına, Amsterdam’ın en eski sokaklarından biri olan Zeedijk’e doğru 2 dakikalık bir geziye çıkın. Yol boyundaki birçok bina, 15. yüzyıldan kaldığı ve şehrin ayakta kalmış en eski binası olarak düşünülen 1 No’lu dikey binaya yaslanarak duruyor.

10. Batı Kilisesi

Amsterdam-Yapilacak-Seyler-Westkerk

Eski Kraliçe Beatrix’in 1966’da evlendiği kilise olarak ün salmış Batı Kilisesi, şehrin en popüler kilisesi. İçerisinde ve dışındaki yapılarda Gotik özellikler taşıması nedeniyle sıra dışı olan bu Rönesans kilisesi 1630’da tamamlandı. Popüler olarak Uzun John (Long John / Langer Jan) olarak bilinen 85 metrelik kulesi, şehrin en uzun yapısı ve tepesinde 1489 yılında hastalığından Amsterdam’da iyileştikten sonra şehri koruması altına alan ve şehre hanedanlık armasında tacını taşıma hakkını veren Avusturya imparatoru Maximilian’ın tacının büyükçe bir kopyası bulunuyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here