Aborjinlerin kutsal kayası olarak bilinen Uluru, Ayers Rock olarak da biliniyor. Avustralya’nın Outback olarak adlandırılan uçsuz bucaksız kızıl toprakların ortasındaki tuhaf görünümlü Uluru, arkozik kumtaşından oluşan kayanın oksitlenmesi ile kendine özgü kızılımsı rengi kazanmış. Dünyanın en büyük monolit kayalarından biri olarak da geçen bu kayayı kocaman bir çakıl taşı olarak tarif etsek belki de yanlış olmaz. Uluru‘nun yanına gelince ürpermemek elde değil. Çölde uyuyan dev bir hayvanmış ve her an uyanacakmış gibi duruyor.

Çölün ortasında yanan bir kor gibi görünen kaya, 1870 yılının başlarında Ernest Giles ve William C. Rose isimli iki kaşif tarafından keşfedilinceye kadar, hiçbir Avrupalı tarafından görülmemişti. Daha sonraları Güney Avustralya Bölgesi başbakanı olan Sir Henry Ayers adına ithafen bu kutsal kayaya Ayers Rock dendi.

Bölgede yaşayan Aborjin kabilesi olan Anangu halkı, bu kayalığı Uluru olarak adlandırıyor. Binlerce yıldır yaşamlarının merkezi olan bu kayaya büyük bir saygı duyuyorlar. Aborjin dilinde ‘gölgeli yer’ anlamına gelen kayalığın üzerindeki her oyuk, her mağara, her detayın onlar için önemli bir anlamı bulunuyor.

Uluru-Avustralya

Çoğunluğu Mutitjulu ve Kantju koyaklarında, kül ve odun kömürleriyle yapılmış Aborjin duvar resimleri Uluru’nun duvarlarını süslüyor.

 

BİR CEVAP BIRAK